Üst hakkı, sahibine bir arazinin altında veya üstünde bir yapı inşa ederek veya mevcut bir yapıyı muhafaza ederek araziden bağımsız bir şekilde bu yapının mülkiyetine sahip olma yetkisi veren bir irtifaktır. Günümüzde hızla artan yapılaşma faaliyetleri, üst hakkının uygulama alanını giderek genişletmekte, buna rağmen üst hakkına ilişkin öğretide ve yargı kararlarında birçok tartışmalı mesele varlığını sürdürmektedir.
Mülga Türk Kanunu Medenisi döneminde çeşitli akademik çalışmalara konu olan üst hakkı, Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra kapsamlı bir monografik incelemeye konu olmamıştır. Profesörlük takdim tezi olarak hazırlanan bu eser, söz konusu boşluğu doldurmayı amaçlamakta, üst hakkını tarihî gelişiminden hukuki niteliğine, öneminden kamu-özel iş birliğinde üstlendiği role, benzer kurumlarla karşılaştırılmasından türlerine, kazanılmasından sona ermesine kadar bütün yönleriyle incelemektedir.
Eser, ayrıca mehaz niteliğindeki İsviçre Medeni Kanunu'nda üst hakkına ilişkin son dönemde gerçekleştirilen reformları da değerlendirerek Türk ve İsviçre hukukunu karşılaştırmalı bir bakış açısıyla ele almakta, öğretideki tartışmalı meseleleri ve uygulamada karşılaşılan sorunları ayrıntılı analizlerle ortaya koymaktadır.