Tasavvuf denilince insanların aklına ‘bir lokma, bir hırka’ gelir. Bununla kastedilentasavvuf yolunda insanın yemekten, giyinme arzusundan uzaklaştığı, dahazâhidâne bir yaşamla nefsini terbiye ettiğidir. Tasavvufa böyle bakmak yanlışdeğilse bile, eksik bir bakış olabilir. Bu eksikliğin en önemli yönü ise, amacı ihmâlederek tasavvuf hakkında konuşma ihtimalini barındırmış olmasıdır. Sûfîlerinyöntemi zaman içinde değişiklik gösterse bile amaçları değişmemiştir. Onlarınamacı aklın yetkinleşmesiydi. Başından sonuna kadar bütün tasavvuf, aklınyetkinleştirilme mücadelesi şeklinde okunabilir. Aklı ne daraltıyorsa sûfîler onunlamücadele etmişler; neyi elde etmek istemişlerse, aklı onun kemâle taşıyacağınıdüşünmüşlerdi. Bütün tasavvufu, hatta kelimenin anlamını teşkil eden ‘arınma’ vetemizlenmeyi aklın kirlerinden arınması şeklinde düşünmek mümkündür. Bunedenle elinizdeki kitabın ismi tasavvufun yöntemi ile amacı arasındaki ilişkiyi dikkate taşımak üzere ‘bir lokma, bir hırka, Bir Akıl’ olarak belirlenmiştir. Kitap farklı zamanlarda yazılmış birçok makaleden oluşmaktadır. Bu makaleler bazen yöntem veya benzer konularda doğrudan tasavvuf ile ilişkili iken bazen de kemâle ermiş yetkin aklın bakış açısını göstermeyi amaçlar. Her hâlükârda yazılar, tasavvufun farklı yönlerini ortaya koymayı amaçlayarak ‘aklın yetkinleşmesine’ hizmet etmeyi amaçlamaktadır.