Şâirler, şiar sahibidirler. İlkeli, ölçülü ve bir takım düsturlar çerçevesinde şiire hayat verir ve duyguları kelimelerle inşâ ederek gönüllerde taht kurarlar. Bütün bunlardan mütevellid şâir; mimardır, bânîdir... Kelimelerle söz kaleleri bina ederler. Yukarıdaki girizgâhı yapacak duygusal olgunluğa erişmemde büyük katkısı olan ve bu yıl doğumunun 100’üncü yılını kutlayacağımız manevî babam Bekir Sıtkı Erdoğan’dan aldığım nazım dersi ve edebiyatın Zümrüd ü Ankâsı olan şiire tutkum bugün bu kitapla bir kez daha kendini gösterdi. Kitabıma her hayrın başı olan “Besmele” şiiri ile bağlayıp, velûd bir eser olsun diye “Anne” şiiri ile bitirdim ve bu kitabı manevî babam merhum Bekir Sıtkı Erdoğan’a adadım. Sözümü İbrahim Sağır’ın her şiirin mukaddimesi olacak şu beyit ile hitâma erdiriyorum. “Şâire hüzün gerek, şiire vezin gerek; Şiir söylemek için Allah’tan izin gerek!..”