Bazı geceler insan, kendi sesini bile uzaktan duyar.Bir gölgenin ardında kalan hayatlar, konuşulmayan acılar, eski evlerin duvarlarında biriken zaman, yarım kalmış cümleler ve içe gömülen yalnızlıklar…Sessizliğin İçinde Bir Yankı, insanın hem kendine hem dünyaya yabancılaştığı anların izini sürüyor. Her metin; görünmeyen kırılmaların, kuşaklardan taşan suskunlukların ve hayatın içimizde bıraktığı ince çatlakların etrafında dolaşıyor.Bu kitapta sessizlik bir boşluk değil; hatırlayan, saklayan ve bazen insanın içine geri dönen görünmez bir sestir.Kimi zaman bir masa başında, kimi zaman uzak bir gecenin kıyısında, kimi zaman da bir evden geriye kalan gölgelerde…Ve insan, en çok kendi içinde yankılanır.Sessizlik kitabında susturulanların sesi olan Hasan Kaya, duru ve şiirsel anlatımıyla Sessizliğin İçinde Bir Yankı’da bu kez insanın içine gömülen seslerin, yıllar geçse de susmadığını, okuyucuyu kendi iç yankısıyla yüzleştirerek anlatıyor.