Kürtlük-Türklük, Alevilik-Sünnilik,Zenginlik-Fakirlik, Do€uculuk-Bat›c›l›k,Dindarl›k-Laiklik…Büyükada’daki bir evin karanlık odasında, soluk kırmızı ışığın altında, 61 yaşındakigazeteci Osman Balcıgil ve ondan yedi yıl önce doğan 25 yaşındaki delikanlı Deniz Gezmiş,memleketin siyah beyaz klişelerine bakıyorlar.İşçiler, köylüler, öğrenciler, ekmek, toprak ve özgürlük…Osman Balcıgil, “bir ceza olarak idamdan” bahsettiği kitaplardan bağımsız bir ağabey,sembollüğünden haberdar olsa da bihaber kardeşi Deniz.Darağacına doğru yürüyen gencecik, pırıl pırıl insanlar ve onlar gittikten sonra olanlar küvetleredolduruluyor; ama bu sohbet, dokunulmaz, mahrem, samimi bir iç döküş olarak satırlaradüşüyor.