Siyah taşlar, yalnızca dağlarda değil, Yüreklerde de yükselir. Onlar bin yıllık sessizlikleriyle bize unuttuklarımızı fısıldar. Bu kitap, o sessizliğin içinden fısıldayan bir alfabenin izini sürüyor; taşların, insanların, zamanın hikâyesini aynı ateşte yoğuruyor. Her harf, bir sızının; her satır, bir dirilişin izini taşıyor. Ve belki de en çok, zamanı bile çürütebilecek sızılardan doğar hakikat…