Bir şehir, sevilen insan çekip gittikten sonra hala aynı şehir midir? Sensiz Bu Şehre Ne Ad Vereyim?Nevzat Güzeldere’nin yıllara yayılan sevdayı, ayrılığı, özlemi ve hatırlamanın ağır yükünü yalın ve içten bir dille şiire dönüştürdüğü bir gönül defteri. Bu sayfalarda kimi zaman eylüle saklanmış bir aşk, kimi zaman gecenin ayazında büyüyen hasret, kimi zaman da anneye, babaya, dosta ve geçmişe uzanan derin bir vefa var. Her sokak, her mevsim, her eski hatıra burada sevilenin izini taşıyor; şehir, bir mekandan çok hafızanın kendisine dönüşüyor. Yıllar ilerledikçe sevdanın ateşi; kadere, sabra ve insanın kendi kalbiyle yaptığı sessiz hesaplaşmaya dönüşüyor.