Mirasbırakan mirasçı atama ile vasiyette olduğu gibi bir malvarlığı değerini belirlediği bir lehtara bırakmayı hedeflemez, yasal mirasçı gibi haklara sahip olabilecek, borçlarından sorumlu olacak bir iradi mirasçı, külli halef belirler. Mirasçı atama, mirasbırakanın iradesini yasal mirasçılığa en yaklaşacak şekilde kullanılmasıdır ve mirasbırakan kanundaki sınırlamalara (saklı pay kuralları) dikkat ettiği sürece kendi terekesi üzerinde söz sahibi olmakla kalmamakta geride kendi belirlediği mirasçısını da bırakabilmektedir. Mirasbırakanın mirasçı atadığı kişi ya da kişiler mirasbırakanın ölümü ile tıpkı kanuni mirasçılar gibi terekedeki haklara sahip olurken, borçlardan da sorumlu olurlar. Eğer kanunda mirasbırakanın sadece vasiyet tasarrufu yapılmasına izin verilmiş olsaydı, mirasbırakan terekesindeki değerleri istediği kişilere bırakabilecek ama külli halefi olan bir mirasçı belirleyemeyecekti. Bu bakış açısı ile mirasçı atama, vasiyet tasarrufundan çok daha geniş bir biçimde miras hukukunda mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruf özgürlüğünü perçinlemektedir.
Çalışmanın amacı, mirasçı atama ile ilgili Türk Medeni Kanunu'nda dağınık bir şekilde bulunan hükümlerin ve tartışılmayan konuların sistematik bir şekilde bir araya getirilerek her yönü ile incelenmesidir. Çalışmada öncelikle mirasçı atamanın genel esasları başlığı altında, sırasıyla mirasçı atama kavramı, atanmış mirasçı olabilecek kişiler, mirasçı atamanın tarihsel temelleri, mirasçı atamanın konusu, benzer kurumlarla karşılaştırılması ve mirasçı atamada özel durumlar; sonrasında atanmış mirasçı sıfatının kazanılması ve mirasçı atamanın hukuki sonuçları ve son olarak atanmış mirasçılık sıfatının sona erme halleri incelenmiştir.