Gözlerimizin önünde sürekli değişen gündemler, kirli medya oyunları ve sahte özgürlük söylemleri… Modern dünyanın parıltılıvitrinleri ardında kaybolan hakikatler, hafızasını yitirmiş bir toplumun suskunluğu.Bu eser, yalancı gerçeklerin gölgesinde yaşayan bireyi ve toplumu sorguluyor. Kapitalizmin sömürü düzeninden modern hayatınkonformizmine, kadın ve medeniyetin inşasındaki rolünden İslam ahlakı ve diriliş çağrısına kadar geniş bir çerçevede güçlü birmuhasebe sunuyor.“İyi niyet” kavramının yüzeysel bir teselli mi, yoksa hakikati örten bir perde mi olduğunu tartışan kitap; okuru alışılmış düşüncekalıplarını sorgulamaya davet ediyor. Samimi bir iman, salih amel ve hakikate sadakat olmadan kurtuluşun mümkün olamayacağınıhatırlatıyor.Kimi zaman sert, kimi zaman sarsıcı ama daima hakikati arayan bir dil ile kaleme alınmış bu metinler, günümüz insanınısorumluluklarını yeniden düşünmeye çağırıyor. Çünkü sorunun cevabı açık: İyi niyet, tek başına cürmü paklamaz.