Merkez olmadan kimlik yoktur, çeper olmadan birlik yoktur, ilişki olmadan hakikat yoktur. Merkezde insan, çeperde toplum ve her şeyi kuşatan alem… İçinde bulunduğumuz süreç yalnızca bir zaman dilimi değil; bir eşiktir. Bu eşik, geçmişin birikimi ile geleceğin yönü arasında belirleyici bir kırılım noktasıdır. Mesele artık başımıza gelecekleri öngörmek değil; bundan sonra neyin ekileceğini belirlemektir. Bu kitap, dünyaya mahkûm olmamayı seçen kalpler için yazıldı. Zihinlerde başlayacak sürecin ilk adımlarını gösterir ve yapılacaklara dair fiili bir kılavuz sunar. 2030’dan itibaren ekilmesi gereken tohumların haklı gerekçelerini ortaya koyar. Bu kılavuz, bireyin iç düzeninden toplumsal yapıya, oradan küresel ilişkilere uzanan yolun işaretlerini taşır. Bu kitap bir sonuç değil, bir başlangıçtır. Burada biten değil, başlayan bir yürüyüş vardır. Her yürüyüş, niyetle başlar. Şimdi sıra, bu niyeti taşıyanlarda.