Bazı medeniyetler yalnızca tarihin sayfalarında kalmaz; insanlığın ortak vicdanında yaşamaya devam eder. Endülüs de bunlardan biridir. Bilimin, sanatın, mimarinin, hoşgörünün ve yüksek medeniyet anlayışının asırlar boyunca aynı gökyüzü altında buluştuğu Endülüs, yalnızca İslam tarihinin değil, dünya medeniyetinin de en parlak dönemlerinden birini temsil etmektedir.Hüzün Medeniyeti: Endülüs, geçmişin izlerini bugünün gözleriyle okumaya davet eden; tarihî bilgi ile kültürel hafızayı, ilmî değerlendirme ile derin bir medeniyet tasavvurunu buluşturan özgün bir eserdir.Prof. Dr. Salih Şimşek, Endülüs'ün taş sokaklarında, Kurtuba'nın ilim halkalarında, İşbiliye'nin kültür ikliminde ve Elhamra Sarayı'nın sessiz duvarlarında yankılanan büyük bir medeniyetin ruhunu okuyucuya yeniden hissettiriyor. Her bölümde yalnızca tarih anlatılmıyor; aynı zamanda bir milletin hafızası, bir medeniyetin yükselişi ve kaybedilişinin insanlık adına taşıdığı anlam gözler önüne seriliyor.Bu eser, bir gezi notundan çok daha fazlası; akademik bir tarih çalışmasının ötesinde, medeniyet bilincini diri tutan fikrî ve kültürel bir yolculuktur. Endülüs'ün ilmî mirasını, estetik anlayışını, şehir kültürünü, birlikte yaşama tecrübesini ve ardında bıraktığı derin hüznü güçlü bir anlatımla okuyucuya sunmaktadır.Bugün Elhamra'nın duvarlarında yankılanan sessizlik, aslında geçmişten bugüne uzanan bir medeniyet çağrısıdır. O çağrı, yalnızca kaybedilen bir coğrafyanın değil; korunması gereken değerlerin, ilmin, adaletin ve insanlık idealinin de çağrısıdır.Hüzün Medeniyeti: Endülüs, geçmişi anlamadan geleceğin inşa edilemeyeceğini bilen herkes için; tarih meraklılarının, akademisyenlerin, araştırmacıların ve medeniyet tasavvurunu yeniden düşünmek isteyen bütün okuyucuların kütüphanesinde yer alması gereken önemli bir başvuru eseridir."Medeniyetler yalnızca fetihlerle değil; ilimle, adaletle ve insanlığa bıraktıkları değerlerle yaşarlar. Endülüs ise kaybedilmiş olsa da insanlığın ortak hafızasında yaşamaya devam eden büyük bir medeniyettir.