1916 yılında aylarca devam eden büyük bir savaş yaşandığını sayısız siperler ve etrafında görülen yüz binlerce tüfek fişekleri, şarapnel parçaları anlatmaya yetiyordu. Edebiyatçıların, tarihçilerin, gazetecilerin, komşu illerdeki üniversitelerin ilgili bölümlerinin, Milli Eğitim Müdürlüğünün Bayburt Savunmasının bütün yönlerini gereğince anlatamadığı kanaatine varmıştık; bu önemli vatan savunmasının anlatılması, siperleri herkesin görmesi, bilmesi gerektiği fikri aklımızdan çıkmıyordu. 1963’te dikilen abide ve yol yapma-krom madeni çıkarma faaliyetleri nedeniyle tahrip olur diye korktuğumuz orijinal haliyle duran siperler çok şey söylese de buralarda neler yaşandığını hakkıyla kaleme alan tarih ve edebiyatçı yok denecek kadar azdı.