Huckleberry Finn’in Maceraları. Sadece bir kaçışın değil, bir büyüme hikâyesinin ve sarsılmaz bir dostluğun destanı. Medeniyetin sınırlarından özgürlüğün sonsuzluğuna uzanan derin bir yolculuğun hikâyesi… Toplumun katı kurallarından, “uygarlaşma” baskısından ve geçmişin gölgelerinden kaçan Huck Finn, yanına kölelikten firar eden Jim’i de alarak derme çatma bir salla nehrin hırçın sularına açılır. Yolculukları boyunca kendi iç sesi ile büyürken kulağına çalınan önyargılar arasında kalsa da sonunda cesareti ve doğru olanı seçer. Mark Twain’in keskin mizahı ve sarsıcı gözlemleriyle örülü bu klasik eser, yazıldığı günden bu yana vicdanın kurallara karşı kazandığı en büyük zaferlerden biri olmayı sürdürüyor. Mark Twain (asıl adı Samuel Langhorne Clemens) 1835’te ABD’nin Missouri eyaletinde doğdu. Dört yaşındayken Clemens ailesi Mississippi Irmağı kıyısındaki bir köye yerleşti. Babası on bir yaşındayken ölünce Samuel okuldan ayrılıp bir matbaada çırak olarak çalışmak zorunda kaldı. Dizgicilik, bundan sıkılınca da dört yıl boyunca Mississippi nehrinde çalışan buharlı gemilerden birinde kaptanlık yaptı. Abisiyle ülkenin batısına gitti; gazete muhabiri olarak çalışmaya başladı. Mark Twain adını ilk kez 1863’te mizahi bir gezi yazısında kullandı. 1867’de ilk kitabı The Celebrated Jumping Frog of Calaveras County (Calaveras İlinin En Hızlı Sıçrayan Kurbağası) yayımlandı. Çocuklar ve gençlere yönelik en iyi romanlardan biri sayılan Tom Sawyer ’ın Maceraları’nın ardından başyapıtı Huckleberry Finn’in Maceraları’nı yazdı. 1906’da başladığı otobiyografisini bitiremeden, 1910 yılında öldü.