“Resul de şöyle der: ‘Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur’ân’ı terk edilmiş/dışlanmış hâlde tuttular.’” Furkan Sûresi 25/30 Rabbimizin kelâmı ve Resulullah Efendimizin kutlu emaneti Kur’ân-ı Kerîm’e aşk ile sarılmaya vesile olması niyazıyla… “Bizim aslında aşk diye taptığımız Kur'an. An’ı Kur-ANAn’ı Kuran kimdir dersen, aslında an hemen geçtiAn’ın hükmü, geçmişe ve geleceğe mahkûm değildirAn dediğim anda, an geçiyorZamanı yakalama gibi bir şansımız yokBiz an-ı Kuran’a talibizAn’ın içindeki an’ı düşünüyoruzLâmekânız, lâ zamanızNe geleceğe hükmümüz varNe geçmişte takılır kalırızNe de an’ı sahiplenebilirizRüzgâr gibi gelir, rüzgâr gibi geçerizBiz her hâliyle, her ânıyla aciziz…”C.D.Ayhan Yücel’in Biyografisi: 1 Ağustos 1961’de, İstanbul’da doğdu. 14 yaşında iken Kadirî efendisi Nazmi Ceylan Baba ile tanışarak tasavvuf neşesine zevk sardı. 1989 senesinde Hafız Adem Bahadır Efendi ile tanışarak melamet neşesine vasıl oldu. “Bu yolda olmak yok, ölmek var.” diyerek, tevhid yolculuğunun her an tazelenen ve tükenmeyen bir dem olduğunu hissettirmeye gayret eder. Resulullah’ın kutlu mirası Kur’ân-ı Kerîm’in ana kaynak olduğunu vurgular ve sürekli okunarak hükümlerinin hayata geçirilmesini teşvik eder. ” “Ehlibeyt âşıkları hesaplarını hocalara müftülere vermezler, onlar hesaplarını darağaçlarında verirler.” düsturuyla Ehlibeyt neşesinde istikamet tutar.” “Melami, aşka düşene kadar önemlidir diye altını çizdiklerinin, aşka düştükten sonra üstünü çizer.” C.D. “Konuştuklarımızın yazıya alınmasından ziyâdeAlın yazımız olmasını temenni ediyorum,Sözler de boşluğa düşmesin,Zaman da bizden alacaklı olmasın. ” C.D.