Süre kavramının hukuk âleminde meydana gelen olaylar üzerinde birtakım etkilerinin bulunduğu yadsınamaz bir gerçektir. Bu etkilerden biri kendisini, alacak haklarında gösterirken; bir diğeri, aynî haklarda göstermektedir. Bu doğrultuda, bu kavramın hakların kaybedilmesine ya da talep ve dava edilebilirliğinin zayıflamasına yönelik bir etkisi bulunurken; hakların kazanılmasına yönelik de bir etkisi bulunmaktadır. Anayasal temel bir hak olan mülkiyet hakkı, sahibine en geniş yetkiyi tanıyan aynî bir hak olması sebebiyle bu hakkın kazanılmasının toplumsal ve hukuki açıdan önemi bulunmaktadır. Zira; mülkiyetin kime ait olduğu konusunda bir belirsizliğin oluşu, beraberinde hukuk güvenliği açısından bir karmaşayı da getirebilmektedir. İşte, buna benzer sıkıntıların bertaraf edilmesini sağlayan kazandırıcı zamanaşımı, Roma Hukuku'ndan beri kamu düzenine ve dolayısıyla kamu yararına hizmet etmeyi amaç edinmiştir.