Kürtlere yönelik politikalar yalnızca etnik ya da güvenlik temelli tercihlerin ürünü müdür, yoksa imparatorluklardan ulus-devletlere geçiş süre-cinde değişen sınır anlayışının bir sonucu olarak mı şekillenmiştir?Bu çalışma, Osmanlı ve İran imparatorlukları ile Türkiye, İran, Irak ve Suriye devletlerinin Kürt politikalarını, sınır kavramının tarihsel dönüşümü ekseninde karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Çalışmanın temel savı, imparatorluk döneminde sınır bölgelerinde kurulan siyasal ortaklığın, 19. yüzyılda hız kazanan merkezileşme ve modernleşme süreçleriyle çözülmesi; ulus-devletlerin ortaya çıkışıyla birlikte Kürtlerin güvenlik ve egemenlik politikalarının merkezindeki aktörlerden biri hâline gelmesidir.Sınır antlaşmaları, güvenlik protokolleri ile Sadabad ve Bağdat Paktı gibi temel siyasal metinlerden hareketle eser, Türkiye, İran, Irak ve Suriye'nin farklı siyasal ve toplumsal yapılar taşımasına rağmen, Kürt milliyetçi hareketlerine karşı ortak bir güvenlik yaklaşımı geliştirdiklerini ortaya koymaktadır.Sınır, egemenlik, ontolojik güvenlik ve ulus-devlet kavramlarını tarihsel bir perspektifle buluşturan bu çalışma, Ortadoğu'da Kürt politikalarını sınırın dönüşümü üzerinden yeniden değerlendiren özgün ve karşılaştırmalı bir analiz sunmaktadır.