Bir portreye baktığımızda gördüğümüz tek şey bir yüz müdür, yoksa şövalenin ardındaki ressam ile modeli arasındaki o gizli elektrik mi? Sanat Tarihinde Aşk, sanatçıları ulaşılmaz ilham perilerinin peşindeki yabancılar olarak değil, tıpkı bizim gibi arzunun, hayal kırıklığının ve tutkunun kimyasıyla yoğrulmuş insanlar olarak ele alıyor. Marc Chagall'ın gökyüzünde süzülen âşıklarından Tamara de Lempicka'nın cüretkâr resimlerine, Rembrandt'ın derin bağlılığından Dora Carrington'ın içinden çıkılmaz aşk üçgenlerine kadar sanat tarihinin en ikonik eserleri, sanatın sadece teknik bir başarı değil, insan ruhunun en savunmasız hali olduğunu gözler önüne seriyor.