POLİCRATİCUS, siyaset üzerine işlenmiş ilk ortaçağ tezidir. Onu etkileyici kılan, şeylerin kurulu çarpık düzenine karşı bir başkaldırı ruhu taşımasıdır. Bunun kanıtı, yapıtın, John’a 1164’te muhtemelen sürgün yolunu açmış olmasıdır. İçeriği yönünden “Prenslerin Aynası” türüne ait görünse de, aslında içeriği ile bir prens eğitmenin oldukça ilerisine geçmiştir. Siyasetten hukuka, prensten tirana, devletten uyruklarına, askerlerden papazlara, Kutsal Kitap’tan bilgeliklere olan geniş içerik bazlamı ile gününün Avrupa’sında gerçekten yeni bir açılımdır.…İnsanlık, gerçekten kolayın yolundan gidip, kamusal çıkarın uğruna değil, özel çıkarları adına “savaşanlara”, başka bir deyişle iktidar tapınıcılığı, güç yardakçılığı, kaftan ve etek öpücülüğü yapan, sormayan–sorgulamayan eziklere hiçbir şey borçlu değildir, yarın da olmayacaktır. John gibi, insanlığın büyük çocukları olmasaydı, doğruluğun bugünü de olmazdı.