1850’ler Birinci Dünya Savaşı arasında, yaklaşık bir milyon KuzeyKafkasyalı Müslüman Osmanlı İmparatorluğu’na sığındı. Bu Müslümanmuhacirlerin iskânı, Osmanlı Devleti'ni değiştirdi, bölgesel ekonomilericanlandırdı fakat aynı zamanda toprak üzerindeki rekabeti kızıştırdı vebazen mezhep gerilimlerine zemin hazırladı. Rus ve Osmanlıimparatorluklarının sınırlarında temel değişikliklere neden oldu.Muhacirler İmparatorluğu, geç dönem Osmanlı tarihini kitlesel yerindenedilme olgusu üzerinden yeniden kurguluyor ve modern Ortadoğu’dakimuhacir iskânı uygulamalarının kökenlerini gün yüzüne çıkarıyor.Vladimir Hamed-Troyansky, tarihyazımsal bir düzeltme sunuyor: 19.yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu, Milletler Cemiyeti ve BirleşmişMilletler’in kurduğu mülteci sistemlerinden çok daha önce bir mültecirejimi oluşturmuştu. Henüz uluslararası mülteci hukukunun gelişmediğibir çağda devletin yükümlülükleri ve muhacirlere sağlanması gerekenyardım konusunda beklentiler yarattı.“Muhacirler İmparatorluğu Türkiye, Ürdün, Bulgaristan, Gürcistan, BirleşikKrallık ve Rusya başta olmak üzere, özerk Kuzey Kafkasya cumhuriyetleriKabardey-Balkar, Kuzey Osetya-Alanya ve Dağıstan ile Romanya,Ermenistan, Azerbaycan ve ABD’nin de aralarında bulunduğu yirmininüzerinde devlet arşivinde ve özel arşivlerde yürütülen kapsamlıaraştırmalara dayanmaktadır. Göçe yukarıdan aşağı ve aşağıdan yukarıyaklaşımlar benimseyerek mülteciliğin farklı yüzlerini ya da muhacirlerinyerlerinden edilmelerini nasıl deneyimlediklerini keşfe çıkmaktadır.”VLADIMIR HAMED-TROYANSKY