20. yüzyılın en önemli yazarlarından Simone de Beauvoir İyi Yetiştirilmiş
Bir Genç Kızın Anıları'nda doğumundan yirmi bir yaşına dek, gençlik yıllarını çarpıcı bir hatırlama kabiliyeti ve dürüstlükle anlatıyor. İlk kez 1958'de yayımlanan bu otobiyografik anlatı, arka planındaki İkinci Dünya Savaşı'yla birlikte, büyük yazarın felsefe, aşk, arkadaşlık, ailevi görevler, aidiyet duygusu, edebiyat, sınıf farklılıkları, toplumsal roller gibi önemli meselelerle karşı karşıya gelişini incelikli bir dille aktarıyor. İyi Yetiştirilmiş Bir Genç Kızın Anıları, kadınların akademik ve profesyonel yaşamda hak ettikleri yere gelmesine izin verilmeyen bir dünyada, gençlik bocalamalarının arasında ayakta durmaya ve var olmaya çalışan bir genç kadının portresini sunuyor bize. Üstelik Sartre, Nizan, Strauss, Merleau-Ponty gibi
büyük edebiyatçı ve felsefeciler gündelik yaşamdan insanlar olarak
karşımıza çıkıyor.
Önceden yetişkinlerin sessizliğinin arkasında gizlenen bir şey olduğunu varsaydığımdan onları yok yere zorluk çıkarmakla suçlamazdım.
Halbuki şimdi onların sırlarının doğasına dair illüzyonum ortadan kalkmıştı; ışığın daha parlak, ufkun daha geniş olduğu bir dünyaları yoktu. Bu hayal kırıklığı, evreni ve insanları benim gözümde gündelik hayattaki basitliklerine indirdi. Bunun hemen o vakit farkına varmamış olsam da büyüklerin gözümdeki saygınlıkları bir hayli azalmıştı.
| Yazar | Simone De Beauvoir |
| Kapak | Ciltsiz |
| Sayfa Sayısı | 424 |






















