Zaman önce yorar, Sonra acıtır, Bırakır ve… Yıkar Zaman sarar… İnsan, en çok değer verdiğini en kolay harcayabilen tek canlı belki de… Peki gerçekten kim kimi tüketiyor? Biz mi insanları, yoksa harcadığımız insanlar mı bizi bitiriyor? “İnsan Harcama Sanatı”, modern ilişkilerin görünmeyen yaralarını, dostlukların gölgesinde saklanan hesapları, sevginin en savunmasız hâlini anlatıyor. Bazen bir “merhaba” kadar hafif başlayan ilişkilerin, bir “hoşçakal” ile nasıl ağırlaştığını yüzümüze vuruyor. Birini silmek, artık bir tuşa basmak kadar kolay… Peki ya vicdan? Peki ya geride kalan sessizlik? Bu kitap; terk edilişlerin, yok sayılışların, sessiz vedaların anatomisini çiziyor. Harcanan insanların aslında nasıl yeniden doğduğunu, güçlenip kendine döndüğünü ve en çok da “kendini harcamamayı” öğrendiğini gösteriyor. “Belki de asıl mesele, kimi harcadığımız değil, kim için kendimizi tükettiğimizdir…”