Her şey bir rüyayla başladı… Ama o rüya masum değildi. Sofia, geçmişinden kaçtığını sanırken kader onu yıllardır rüyalarında gördüğü adamla yüz yüze getirir. Serhat Kadıoğlu… Adı, Mardin’in sertliğiyle anılan bir adam. Bu karşılaşma bir başlangıç değil; gömülmüş sırların, yarım kalmış kaderlerin uyanışıdır. Sofia’nın geçmişi kadar bedeni de ona sınırlar çizerken kalbi hiç bilmediği bir savaşa sürüklenir. Peki, geçmiş geri döndüğünde bu aşk kime ihanet sayılacak? Kanla yazılan bir rüya. Aşkın en karanlık hâli. Ve kaçınılmaz bir kader… Bu rüya bir seçimle son bulursa, uyanmak mümkün olacak mı?