Hava kararmak üzereydi. Elinde alışveriş torbaları, hızlı adımlarla merdivenleri tırmandı. Yorgundu, akşamüstü müşterisiyle yaşadığı bi hadiseye canı oldukça sıkılmıştı. Dönüşte, kendin e iyi gelecek bir akşam yemeği planı yapmış, kafasını dağıtmıştı. Kapının önünde çantasını açtı, anahtarını aramaya başladı. Bulamadı. Elindekileri söylenerek yere bıraktı, çantasını boşaltmaya başladı. Ah bu kadın çantaları, içinde bir şey bulmak atomu parçalamaktan zordu. Makyaj çantası, cüzdanı, aynası, arabanın anahtarı, not defteri, telefonu… Evet, nihayet kuyunun en dibinde buluvermişti anahtarını. Kapısını açıp kendini içeri attı. Poşetleri bir kenara bırakıp, doğruca banyoya koştu. Ilık bir duş, insanın ruhunu da yıkıyor diye düşündü. Suyu açıp kendini suyun kollarına bıraktı.Şimdi, bütün stresimi banyonun dışında bırakıyorum ve umarım duştan çıktığımda beni kapının önünde bekliyor olmazlar, diye geçirdi içinden.