Bu çalışma, Türk Ceza Kanunu'nun 27. maddesinde düzenlenen "sınırın aşılması" kurumunu, klasik meşru savunma çerçevesinin ötesine taşıyarak bütüncül bir sistematik içinde incelemektedir. Eserde, sınırın aşılması ile hata kavramı arasındaki ayrım teorik temelleriyle ortaya konulmakta; hareketin haksızlığı ve failin kusurluluğu üzerindeki etkileri, farklı ceza teorileri ışığında değerlendirilmektedir.
Çalışmada yalnızca hukuka uygunluk nedenlerinde değil, kusurluluğu etkileyen hallerde de sınırın aşılmasının mümkün olup olmadığı tartışılmakta; yoğunluk, zaman ve konu bakımından sınırın aşılması örnek olaylar ve yargı kararlarıyla analiz edilmektedir. Ayrıca, "heyecan, korku veya telaş" nedeniyle sınırın aşılması düzenlemesinin kapsamı eleştirel biçimde ele alınmakta ve kıyasa dayalı uygulanabilirliği incelenmektedir.
Karşılaştırmalı hukuk kaynaklarından yararlanan bu eser, teorik tartışmaları uygulamaya temas eden çözüm önerileriyle birleştirerek, sınırın aşılması sorununa sistematik ve derinlikli bir bakış sunmaktadır