1979'da Independenta tankerinin Boğaz'da yanışı günlerce sürer.
Göğe yükselen duman, denize yayılan petrol ve kıyıya vuran is.
Bu yangın yalnızca bir gemiyi değil, bir dönemin güven duygusunu da yakar. Arap Şakir, geçimini denizden sağlayan bir balıkçı olarak felaketin en somut yüzüyle karşılaşır: kirlenen su, azalan balık, zorlaşan hayat. Kartal ise bu kararan göğün altında dolaşan bir tanıktır;denizin üstündeki değişimi, kıyıdaki telaşı, insanların yüzündeki dönüşümü sessizce izler.
Boğaz'ın Kıyameti, "Independenta Faciası"nı merkezine alarak Boğaz'ın kıyısında şekillenen bir hesaplaşmayı anlatıyor. Doğanın hoyratça kullanılışını, felaket anında açığa çıkan çıkar ilişkilerini, devletin ve toplumun reflekslerini; insanın fırsat karşısındaki gerçek yüzünü gösteriyor. Yanan tanker söner, petrol zamanla dağılır; ama Boğaz'ın hafızasında ve insanların içindeki tortu kolay kolay silinmez.
Haydarpaşa'ya doğru sürüklenen tankerden yayılan, İstanbul kasımının ayazını hükümsüz kılan ve ancak cehennemde olabilecek bir sıcaklığı hem bedeniyle hem ruhuyla hissetti. Neden yaptığını bilemeden gökyüzüne tekrar baktığında, İstanbul semalarının günbatımı gibi kıpkızıl kana bulandığını gördü; Boğaz'ın suları mürekkep olsa, yine de bu gördüklerini anlatmaya yetmeyeceğini düşündü.
| Yazar | Erdinç Akkoyunlu |
| Kapak | Ciltsiz |
| Sayfa Sayısı | 304 |
| Yayınevi | Everest Yayınları |






















