Bir öğrenciyi tanımak yeterli midir? Peki ya onu tanıyan bir teknoloji, ne zaman yardım etmesi ve ne zaman geri çekilmesi gerektiğini de bilebilir mi?Bireyselleştirilmiş Robotik Öğrenme Modeli, yapay zekâ ve robotik teknolojilerini eğitimin merkezine değil, öğrenmenin hizmetine yerleştiren pedagojik bir model sunuyor. Öğrencinin akademik ve yaşam profilini, öğrenme tercihlerini, stratejilerini ve güdülenme özelliklerini güncel öğrenme kanıtlarıyla buluşturan model; her öğrenciye aynı yanıtı veren bir teknoloji yerine, ne zaman soru soracağını, ne zaman ipucu vereceğini, ne zaman geri bildirim sunacağını ve ne zaman geri çekileceğini pedagojik olarak gerekçelendiren bir öğrenme anlayışı öneriyor.Bu kitapta robot, öğretmenin yerine geçmiyor; öğrenci de teknolojinin pasif kullanıcısına dönüşmüyor. Asıl hedef, öğrencinin doğru cevaba daha hızlı ulaşması değil, giderek daha az yardımla düşünebilmesi, gerekçelendirebilmesi, hatasını fark edebilmesi ve kendi öğrenmesini yönetebilmesi. Çünkü eğitimde yapay zekânın gerçek değeri, öğrencinin yerine ne kadar çok şey yapabildiğinde değil, öğrencinin kendi başına yapabildiklerini ne kadar geliştirebildiğinde ortaya çıkar.