“Yolun nereye varacağını düşünme; sen sadece ilk adımı düşün. Gerisi zaten O’nun nizamıyla gelir.” Rüzgâr esti, taş düştü, kedi susadı, trafik yoğunlaştı, ayağın taşa değdi, susadın, dünya döndü, akşam oldu...Birbirinden tamamen bağımsız gibi görünen olaylar silsilesinin aslında anlamlı ve yerli yerinde bir uyumla aynı noktada buluştuğunu bilir misin? Gün boyu olanların seninle hiç ilgisinin olmadığını, olamayacağını mı düşünürsün?Oysa hiçbir şey rastlantı değildir, kendiliğinden olmamıştır.İçinde görünmez bir elin imzası, mührü ve rızası vardır. Uzun zamandır düşünmediğin birini aniden hatırlayıp, aynı gün ondan mesaj alırsın mesela. İçinden geçen bir cümle, hiç beklemediğin bir yerde birden karşına çıkıverir. İşte anlamın görünür hale gelmesine tevafuk denir.Karşına çıkan her kitap, her söz, hatta her harf, anlamın parçasıdır.Okuman, anlaman, bu rehberlikten faydalanman, mesajı alman, kâinatın ordularıyla birlikte