'Ben, Süleyman Askeri...
Teşkilat-ı Mahsusa'nın ilk başkanı.
Enver Paşa'nın sırdaşı.
Hayatımı devletin geleceğine, milletin yarınlarına adamış bir gönüllü.
Canından geçmiş, canını vatanına adamış, adanmışım.
Falcının, "Canına kıyacaksın!" deyişine bu yüzden gülmüşüm.
Boş vermişim.
Canımdan, cananımdan çoktan vazgeçmişim.
Ben kendi falıma kendim bakmış birisiyim.
Falcının sözlerine bu yüzden gülüşüm.
Bizler, ölüme gülümseyenler...
Ben Süleyman Askeri.
İttihatçı Süleyman Askeri.
Balkan dağlarının tozunu atmış,
Manastır'da kurşun seslerinde "Hürriyet" türküsünü söylemişim.
Vatanın neresi yangına döndüyse pervaneler gibi koşmuşum.
Ateşe tutkun birisiyim.'
İsmail Bilgin, yakın tarihin çarpıcı simalarından Süleyman Askeri Bey'in peşinde yaşadığımız yüzyılın perdelerini bir bir indiriyor. Tarih ve edebiyatı, insan ve toplum üzerinde bir büyüteç gibi gezdiriyor.
Kapak | Ciltsiz |
Sayfa Sayısı | 288 |
Yazar | İsmail Bilgin |