Bu hikâyeyi yazarken bir çocuğun kalbindeki o tanıdık duyguyu düşündüm:Korku…Kimi zaman bir gök gürültüsünde, kimi zaman karanlıkta, kimi zaman da anlam veremediğimiz seslerde karşımıza çıkan o küçük ama güçlü duygu.Kerem’in hikâyesi, korkunun yok edilmesi değil, onunla tanışılması ve dönüştürülmesi üzerine kurulu. Çünkü bazen bir korku, doğru bir hayalle oyuna dönüşebilir.Bu kitapta bir teyzenin şefkatli rehberliğinde, bir çocuğun hayal gücüyle nasıl güçlendiğini göreceksiniz. Gürleyen bulutlar, çakan şimşekler ve yağan yağmur… Hepsi birer korku unsuru olmaktan çıkıp oyunun parçası hâline geliyor.Belki de bu hikâye, sadece çocuklara değil, içindeki çocuğu hâlâ taşıyan herkese bir şey fısıldar:“Hayal edersen, korku küçülür.”Kerem’le birlikte gökyüzüne bakmaya, bulutlarla oynamaya ve korkuları gülümsetmeye hazır mısın?