Doğu'nun irfan geleneğinde kuşlar, Kafdağı'nın ardındaki Simurg'u aramak için yola düşerler; nice vadiyi aşıp menzile vardıklarında gördükleri, aynadaki kendi akisleridir. Maarif davası da böyle bir yolculuktur: Aradığımız hazine, yola çıkma cesaretini gösteren insanın ta kendisidir. Bu kitap bir varış noktası değil, bir yol azığıdır; son söz değil, bir çağrıdır. Sayfalarını çeviren her okur, kervana katılan yeni bir yolcudur. Dileriz bu satırlardan kıyıya vuran; heybesinde umut, azığında irfan taşıyan bir maarif düşüncesi olsun. Dileriz eve dönüş yolunu arayan insan, bu kitabın açtığı pencerelerin birinden kendi yüzünü görsün. Zira sefer bizden, zafer sahibindendir; maarif ise yürüyene yol, arayana kapı, soranın önünde daima açık bir ufuktur. Kim bilir, belki de maarif, eve dönüş yolunun adıdır.