Günümüzden 10 bin yıl önce bir cinayet işlense, nasıl çözülürdü? Gelin sizinle 12 bin yıl önceye gidelim, tarımın ve hayvancılığın henüz uygulanmadığı, topraktan ya da metalden çanak-çömlek, araç-gereç yapımının bilinmediği ve yazının olmadığı bir dünya tasarlayıp içine girelim, kahramanlarımızla birlikte katilin izini sürelim. “Olan şey bir çırpıda olupbitti, çünkü her şey önceden tasarlanmıştı. Kan renginde sivri nesne bir an havada parladı, ardından dibine kadar göğsüne saplandı. Bir el ağzını kapattığından, ne konuşabildi ne de bağırabildi. Göğsündeki bir sürü yaranın arasından bu sivri aletin acısını ayırt edemedi. Ama taa içinde kötü bir şeylerin olduğunu hissetti. Çaresizce debelendikçe hayat enerjisi çekildi, bacaklarından tüm kuvveti uçup gitti, geçmişe ait bir sürü hatıra sisli zihnini doldurdu. Nihayet, gövdesi ağırlaştı, sırt üstü yere düştü. Sonra hafiflik… Göğe yükseliş… Yumuşak bir düşüş… Sıcak bir son nefes…”