Oyuncakların da kalbi olabilir mi? Peki ya kalbi kırılan bir oyuncağın sessizliğini kim duyar? Top havuzunun dibinde aylarca unutulan Kumi, aslında sadece sarılınacak bir yer arıyordu. Oysa odadaki herkes hâlinden memnundu: Kulaklık görev başında, patenler park yolunda, toplar oyunda, robot keyfinde… Herkes mutluyken birinin mutsuzluğu gözden kaçabilir mi? Bilge Baykuş’un tek bir sorusu, odadaki dengeleri değiştirir: “KUMİ NEDEN MUTSUZ?” Bu sıcacık hikâye; empatiyi, fark etmeyi ve küçük bir dokunuşun bile nasıl büyük bir mutluluk yaratabileceğini anlatıyor. Bazen birini mutlu etmek için yapmanız gereken tek şey, onu gerçekten görmektir. Çünkü her oyuncak bir yastık hayali kurar… Ve her kalp, ait olduğu yerde huzur bulur.