Kaplumbağa’nın yapmak istediği o kadar çok şey vardı ki… Oyunlar oynamak, kayalara tırmanmak, eğlenmek! Ama beklenmedik bir düşüşle kendini sırtüstü ve çaresiz bir hâlde buldu.Arkadaşları onu neşelendirmek için birbirinden ilginç yollar denedi. Fakat Kaplumbağa’nın ihtiyacı bir çukur kazmak, eski bir çizme ya da hemen neşelenmek değildi. Onun yalnızca hissettiklerini anlayacak ve gerçekten dinleyecek bir dosta ihtiyacı vardı. Çok satan Sarılalım’ın ardından gelen bu sıcacık hikâye; öfke, empati, dostluk ve dinlemenin iyileştirici gücü üzerine…