Doğu'da şafak pembeye çaldığında, sürüdekiler karanlık köşelere çekilip yaralarını yalamaya koyulmuştu; ama Gölge, gün doğana dek yerinden kıpırdamadı. Kalbini dolduran o amansız dehşetle bekledi. Öfkeden tutuşmuş zihninde tek bir cümle yankılanıyordu: "Yabancının köpeğine ölüm! Binlerce kez ölüm!"
Gölge; sevgisiz büyümüş, yanlış anlaşılmış ama sarsılmaz sadakatiyle hayata tutunmuş bir köpektir. Onun hikayesi; 19. yüzyıl İstanbul'unun dar sokaklarında, acımasız köpek çetelerinin arasında ve kadim saray kapılarının gölgesinde şekillenir. Gölge'nin sadakatin ağır yükü altında hayatta kalma mücadelesi; İstanbul'a yolu düşmüş genç bir Amerikalı ile büyüleyici güzellikteki Rum kızı Maritza'nın aşk hikayesine karışır.
Amerikalı yazar Izora Cecilia Chandler (? - 1906), 19. yüzyıl sonunda yayımlanan İstanbul'un Gölgesi ile oryantalist roman geleneğinde bir anlatı sunar. Roman bu anlayışa uygun klişelerle; Doğu'nun değişmezliğine, Batılı gözün karşısında Doğuluların kalıplarla tasvirine ve konumlandırılmasına dair unsurlarla bezelidir. Ancak bu kez hikayenin merkezinde insanlar değil köpekler vardır ve İstanbul'da hayat; köpeklerden birinin türdeşleriyle yaşadığı çatışmalar ve insanlarla ilişkisi üzerinden tasvir edilir. Yazarın kendi çizimleriyle belirginleşen, İstanbul'un girift hayatına dair bu dramatik portre, oryantalist bakışın özgün bir yorumunu ortaya koyuyor.
| Yazar | Izora Cecilia Chandler |
| Kapak | Ciltsiz |
| Sayfa Sayısı | 136 |
| Yayınevi | Everest Yayınları |






















