Evvel Zaman İzleyicileri, 1960’lar-1970’ler Türkiye’sinde sinemayı bir bellek mekânı olarak ele alıyor veizleyiciyi tarihin merkezine yerleştiriyor. Aynülhayat Uybadın’ın sözlü tarih yöntemiyle derlediğitanıklıklar, sinemaya giden yolları birlikte kat etmenin ritmini, yazlık sinemalarla kapalı salonlardaki farklıizleme pratiklerini, yıldızlarla kurulan özdeşliklerin gündelik hayatı nasıl sardığını anlatıyor.Bir yanda ‘‘sinema eğlence değildir’’ diyen, sinemayı sanat olarak düşünmeyi öğrenen seyircilerinhikâyesi ; öte yanda ‘‘başka ne eğlencemiz var ki ?’’ diyen çoğunluğun topluca gülüp ağladığı matinelerinve suarelerin kaydı… Evvel Zaman İzleyicileri, izleyici arkeolojisinicanlı bir anlatıyla buluşturuyor; kişiselanıların kolektif hikâyeye nasıl dönüştüğünü göstererek Türkiye’nin sınema hafızasına içeriden bir kapıaralıyor. Işıklar sönüyor, perde açılıyor, hatırlama başlıyor.