Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Thomas Mann, insan ruhununen derin yarıklarını, en incelikli kırılmalarını ve en rahatsızedici hakikatlerini görünür kılabilen büyük bir ustadır.Mann’ın öykü derlemesi olan Düşkün ise, onun erkendönem anlatılarında bile nasıl sarsıcı bir düşünsel derinlikkurduğunu gösteren çarpıcı bir kitap.Bu kitapta Thomas Mann, sıradan görünen hayatlarıniçindeki büyük çatışmaları açığa çıkarır. Öykülerde birinsanın bütün varoluşunu kuşatan hayal ile gerçekarasındaki uçurum, sanat ile ahlak arasındaki gerilim vetoplumun acımasız bakışları altında ezilen bireyin trajedisiincelikli ama sert bir anlatımla örülür. Bu karakterler yalnızdeğildir; her biri modern insanın parçalanmış ruhunun biryansımasıdır.Mann’ın edebiyatında sanat, masum bir güzellik alanıdeğildir; aksine, çoğu zaman bir çatışma, sorgulama ve hattayıkım alanıdır. Mann, estetiğin ardındaki gerilimleri açığaçıkarırken okuru da bu sorgulamanın içine çeker.Çünkü Thomas Mann, cevaplar değil, derinleşen sorularsoran bir yazardır.