Bazı anlar vardır; yaşandığı anda değil, tekrarlandığında anlam kazanır. Déjà-vu, belleğin bu tuhaf oyunundan yola çıkarak, okuru zamanın doğrusal akışından çıkaran, tanıdık olanı yeniden kuran öykülerden oluşuyor. İhsan Toksöz, gündelik hayatın içinden seçtiği sahneleri; anı, ironi ve kültürel birikimle örerek anlatıyor. Bu öykülerde geçmiş, yalnızca hatırlanan bir alan değil; yeniden kurgulanan, dönüştürülen ve bazen bilinçli olarak çağrılan bir hale geliyor. Okur, yaşanmışla “Yaşanıyor” hissi arasındaki o ince çizgide dolaşırken, anlatının içinde kendine ait izlerle de karşılaşıyor. Déjà-vu, gerçek ile kurmaca, anı ile hayal, ciddiyet ile mizah arasında kurduğu geçişlerle; okuru pasif bir izleyici olmaktan çıkarıp her öyküde yeniden düşünmeye çağıran, çağdaş ve oyunlu bir anlatı evreni sunuyor. Zeynep ÇOKRAN