"Benden hiç kimseye bahsetme. Bu ilk sahifeyi yırtıp at."
Altamış. Toprağı insanı reddeden uğursuz bir köy. Orada, herkesin unuttuğu bir kız yaşar. Yarım akıllı denir ona, belki de bu yüzden dünyanın yükünü en az o taşır. Ama günlerden bir gün, peri padişahı çıkar yoluna. Sonra bir çocuk doğar: Tek gözlü, bir dev kadar aç, bir çöl kadar susamış, her şeyi hatırlayan, hiçbir şeyi unutmayacak olan; her lokmasında, içinde dünyaya karşı büyüyen öfkeyi besleyip doyuran. Onunla birlikte, Dokuz Kıta On Okyanus'un kaderi geri dönülmez biçimde değişirken iktidar hırsı, taht sevdası ve gizli oyunlar birer birer sahneye çıkar.
Artuçkule'nin Tepegöz'ü, kadim anlatıcılık geleneğini çağdaş anlatı düzlemine taşıyor. Çağan Irmak sözlü kültürün ritmini, destansı dili ve sert gerçekliği bir araya getirerek, okuru hem tanıdık hem de tekinsiz bir evrene davet ediyor. Bu, yalnızca bir "canavarın" hikayesi değil, onu yaratan dünyanın da hikayesi. Ve belki de asıl soru şudur: Hikaye mi insanı doğurur, yoksa insan mı hikayeyi?
Yazar, kadim destanı güncellemiş. Dede Korkut'tan almış kopuzu, bin yıllık ezgilerle roman söylemiş. Dahiyane bir fikir, sanatlı bir anlatım, afallatıcı bir hikaye. Tepegöz'ün ihtişamı ve vahşeti nefes kesici.
−Murat Menteş
| Yazar | Çağan Irmak |
| Kapak | Ciltsiz |
| Sayfa Sayısı | 248 |






















