Mira, dünyaya gözlerini açtığında önünde uçsuz bucaksız bir tabiat, ardında ise ona güvenen bir yuvası vardı. Kanatları küçüktü; ama yüreği, taşıdığı iyilik kadar büyüktü.Her uçuşunda yalnızca nektar toplamadı. Umudu taşıdı… Sevgiyi çoğalttı… Yorulanlara cesaret, umutsuzlara umut oldu. Çünkü o, gerçek mutluluğun yalnızca kendi için yaşamakta değil; başkalarının yaşamına da güzellik katabilmekte saklı olduğunu öğrendi.Rüzgâr bazen onu savurdu, yağmur bazen yolunu kapattı. Kimi zaman yoruldu, kimi zaman vazgeçmeyi düşündü. Ama her seferinde bir çiçeğin tebessümü, bir dostun uzattığı kanadı ya da kalbinin derinliklerinden yükselen iyilik sesi ona yeniden güç verdi.Mira'nın öyküsü, aslında hepimizin öyküsüdür…