"Sana Gül’üm derdim; soldurdum seni. Nefesim derdim; son nefesinde yanında yoktum."Bu, sadece bir gidişin hikâyesi değil; bir kadının hayatta kalmak için verdiği o devasa, kimsesiz mücadelesinin ilanıdır.Gülbahar, bir Eylül akşamı ardında sadece kırık hayaller değil, koca bir sessizlik bırakarak gitmişti. Necati ise o sessizliği gururuyla besledi. Yıllar sonra bir tabutun başında kesişen bu iki hayat; bize aşkın bittiği yerde vicdanın nasıl başladığını anlatıyor.Şerife Eren Ünal ve Mehmet Uzun’un kaleminden dökülen bu anlatı; bir kadının "hayır" diyemediği yazgısına, bir adamın ise "gitme" diyemediği ürkekliğine ayna tutuyor. Kendi sesini arayan kadınların ve o sese geç kalan adamların yüzleşmesi...Bazı hikâyeler yaşanır, bazıları ise sadece yarım kalır. Siz bu kitapta, yarım kalan bir hayatın en gür sesini duyacaksınız.