1960’lardan GünümüzeEdebiyatımızda Kent Hakkı Romanlarıİstanbul bir yanda Boğaz’ı ve ışıltılı etkinlikleriyle parıldarken diğer yanda mahalleler kimlik değiştiriyor, yoksullar merkezden sessizce çepere itiliyor, tarihî semtler hızla siliniyor. Bu sürece, ‘eski İstanbul’a duyulan nostaljinin, kente sonradan gelenleri dışlayan bir söyleme dönüşmesi eşlik ediyor.Bu kitap, İstanbul’un bu iki baskın hikâyesini —kentsel dönüşümün sert yüzü ile elitist nostaljisinindışlayıcı dilini— Lefebvre’in kent hakkı kavramı üzerinden yeniden düşünmeye davet ederken İstanbul romanlarında bu olguların izini sürüyor. Edebiyatımızda, nostaljik damarın karşısında, İstanbul’da yaşayan göçmen kahramanların bakışı ve diliyle şekillenen, “kent hakkı romanları” olarakadlandırılabilecek başka bir damar daha geliştiğini gösteriyor. Orhan Kemal ve Muzaffer İzgü’den Latife Tekin’e, Ayhan Geçgin ve Hatice Meryem’den Orhan Pamuk’a uzanan geniş bir yelpazeyi incelerken,elitist damarın idealize ettiği kayıp İstanbul’la, bugün kentin çeperinde tutunmaya çalışan görünmez toplulukların sesi arasındaki mesafeyi sorguluyor.